22 Ağustos 2016 Pazartesi

Kuran dinlerken ve okurken Allah'a kavuşan şehit Selman Gaffaroğlu

Kardeşimizi şehit olduğu yerde görenler o sırada hala telefonunda Kuran’ın çalıştığını gör- düler. Nöbet tuttuğu yerde elini Mushaf’ta oku- makta olduğu yere basıyor buldular. Onu bu halde bulduklarında bir gün önce şehit olmuştu. Kardeşlerin belirttiklerine göre Kuran okuyordu ve okurken kaldığı yeri tutuyordu. Ona ait bü- tün eşyalar bendedir. Yeşil küçük bir Mushaf ile diğer bazı eşyaları bende bulunuyor. Kardeşim boş sözlerden çok uzak ve Yüce Allah’ı çok anan birisi. Onunla beraber otururduk bazen. Benim cihazımda mesela bir marş çalıyorsa ya da her- hangi bir konu hakkında konuşuyorsam bana, kardeşim ya Kuran oku ya Allah’ı an ya da sus diyordu. Allah’a yemin ederim çok değerli bir kardeşimi kaybettim. Onu kaybettiğimi duyunca kendimi bir boşlukta hissettim. Bir kardeşimi bir dostumu gönlümün tesellisi olan bir kardeşimi kaybettiğimi anladım. Kalbimden bir parçanın kopup gittiğini fark ettim. Allah’tan şehadetini kabul etmesini niyaz ederim.

http://www.medyatimes.com/m/index.php?islem=detay&id=8640

Şehadetinin haberi

Selman Gaffaroğlu yazıları






Selman'ın (evvah ) blogu yazıları için tıklayınız.

Selman Gaffaroğlu (evvah) inşallah Allah'a şehit olarak kavuştu ...

Rahman ve rahim olan Allah' şehadetini kabul etsin ...

Bu blogu oluşturan ve burda  evvah ismi ile yazılar yazan Selman inşallah özlediği Rabbine  Allah'a , cennetlerine , şehit olarak kavuştu ...

10 Nisan 2013 Çarşamba

10 nisan çarşamba, hatim

 “Asra yemin olsun ki hiç şüphesiz insan hüsran (zarar)dadır. Ancak inanıp salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır.” (Asr, 1-3)

Eğer Kur'an'ı fıkhetmeye yeterince vakit ayırmıyor ve amellerimizi sahih kaynaklarımıza göre düzenlemiyorsak boşa kürek çekiyoruzdur. Farz olan ilimleri boşladıktan sonra "kültür" diye çağın bize dayattığı batıl uğraşların herbiri, onlara ayrılan herbir dakika birer vebaldir. Ve bunların hesabını Allah'a (svt) vereceğiz. Bu gerçeğin farkında gaflete kapılmadan yaşamak ve Allah'ın razı olduğu bir hal üzere ölmek hepimize nasip olur inşallah. amin.

“Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.” (Hicr, 92-93)

"Kime kitabı sağından verilirse, Hesabı çok kolay bir şekilde görülecek" (İnşikak 7-8)




Allah’ın Resûlü (s.a.v.) buyuruyor “Kıyâmet günü hiç kimse beş şeyin hesabını vermeden bir yere kıpırdayamaz:
1. Ömrünü nerelerde tükettiği,
2. Gençliğini nerelerde geçirdiği,
3. Malını nerelerden kazandığı,
4. Malını nerelere harcadığı,
5. İlmiyle ne tür ameller işlediği.” (Tirmizî ) 


27 Şubat 2013 Çarşamba

son 2 cüz

son iki cüz... bundan sonra güncelleme girmeyeceğim... Allah (svt) ilmimizi artırsın ve imanımızı güçlendirsin, ayaklarımızı sabit kılsın. amin. selametle...

27Şubat çarşamba Mülk Suresi 561.gün


3 Ocak 2013 Perşembe

6 Aralık 2012 Perşembe

6 Aralık perşembe-478.gün-Fussilet Suresi 3.sayfa


mü'minlerin yolu

Abdullah İbn Mes'ud (radiyallahu anhu) derdi ki:
" Ey insanlar..!
Sizden kim bir sünneti -yolu- izleyecekse, ölenlerin yolunu izlesin. Zira hayatta olanların fitneye uğramasından emin olunmaz. Onlar Allah'ın Rasul'ünün (salallahu aleyhi ve sellem) ashabıdır.Onlar; bu ümmetin kalben en temiz olanları,ilmen en derin olanları ve yapmacıklıkta en az olanlarıydı.
Onlar öyle bir kavimdi ki; Allah, onları Rasulü'nün(salallahu aleyhi ve sellem) dostluğu ve dininin ikame edilmesi için seçti ve onları kendilerinden sonra  gelenlere üstün kıldı. Öyleyse siz de onların faziletlerini bilin ve onların izine uyun onların ahlaklarından ve üzerinde oldukları dine güç yetirebildiğiniz kadar uyun! Bilin ki onlar dosdoğru bir hidayet üzereydiler.."
İbn Abdilber, Camiu Beyani'l-İlmi ve Fadlihi: c.2,s.97
İbn Teymiyye, Der'u Tearudi'l-Akli ve'n-Nakl:c.5,s.69

10 Eylül 2012 Pazartesi

özbek esirler...


dua...dua...dua

Özbekistan'da bir cezaevindeki Müslüman Kadın mahkumlardan gelen mektup: "Kardeşlerim sesimizi bütün Müslümanlara duyurun !"

Shamil-Online editörüne bugün (13.Temmuz.Çarşamba) sabah Özbekistan kukla yönetimi Karimov rejimi tarafından tutuklanarak cezaevlerinde zulüm gören Müslüman kız kardeşlerimizin durumunu anlatan bir mektup ulaştırıldı.
Mektubu Shamil-Online web sitemize ulaştıran kardeşimiz şöyle diyor:
«Selam aleykum kardeşim. Bu mektup bize Özbekistanda ceza evinde zulüm gören bacılarımız tarafından ulaştırıldı ve bu mektuplardan daha bir kaç tane daha var. İnşaallah bacılar istiyorlar bu mektupları yayınlayın ve Ümmet bizim halimizi görsün ve bize yardım etsin» diyorlar.

Size gönderdiğim bu mektup Özbekistan kadınlar cezaevinde yazıldı ve dışarıya gönderildi.
Kadinlar hapishanesinden İslam Karimov yani ( Özbekistan Cumhurbaşkani diktatör Gestapo rejimini belirtmekte istiyoruz) bu diktator hükümetinin bu müthiş azabhanade bugun 25 Müsliman kadın Rabbim Allah dedikleri icin perişan halde ve işkence altında gün geçirmekteler..
Bunlar normal mahkum degiller bunlar için Karimov'un söylediklerine göre ve verdigi açiklamalara göre «bizim kadınlarla hiç bir problemimiz yok demişdi ama bu Müslimanların anlattıklerine göre «bizler normal mahkumlar deyiliz... her kes için normalde af çıkarılsa da ve bütün kim varsa tahliya olsa da bunlar için afda yok veya tahliye olmalarının hiç mümkünatı da yoktur.. bunlar için azab şiddet,işkence ve tecavüz yapılmaktadır..»
Bunlar elimize cezaevinden gönderdikleri mektupta şöyle sesleniyorlar !
* * *
Bismillahi Rahmanir Rahim.
Assalamu Aleykum kardeşlerim !
ilk once sizlerin hepinizin bütün Müslüman Ümettinin mübarek ayı Ramazan ayınızı tebrik ediyoruz  ve cahiliyetten kurtulan kardeşlerimizin ahirette de nurlu bir hayat yaşamasını ümid ediyorum.
Rabbimiz olan Allah bütün iman eden kullarını mustaqim yolundan ayrılmamamız için bizlere kuvvet tavfik versin.
Mümineler (Kadın Müslümanlar) yaradan Allah'a iman getirdikleri icin her türlü şiddet ve fiziki güce maruz kalmakta dövülerek cezaevlerinde katledilmektedir.
Biz ise Allah'ın dinine düşmanlık edenleri sadece Allah'a havale ediyoruz gücümüz cezaevinde bu kadar. Yüce Allah bilici ve görücüdür.

Sevgili dindaş kardeşlerim !
Bu maktubi size Özbekistan Müslümanları yollamaktadir.
Bu mektubu isterseniz beyan diye kabul edin veya isterseniz bir müracaat olarak kabul edin.
Bizim maksadımız elerinde az bir imkanı olan varsa veya baska bir sekilde olsun sesimizi duyursun. Erkek kardeşlerimizin namus meselesidir. Allah aşkına Kız kardeşlerinizi bu çirkin sistemin ve bu rejimin kafirlerinin ellerinde rezil olmamızı hiç birinizin istemediginizi ve bir şekilde yardım edeceginizin ümidindeyiz !

Su an kovusta toplam 25 Müslüman kadın bulunmaktayiz.
Bunlardan 17'si Sunni insha'Allah: Peygemberimiz Muhammad'in (s.a.v) Sünnetinde bir oldumuz için ve Sünneti Rasulullaha amel ettiğimiz için burada birlik olmaktayız.
Buradaki rejimin sistemini düzenleyen (ÖZBEKISTAN CEZA KANUNUNA GORE 159-maddesi) hepimize diğer mahkümlardan farklı muamele yapılıyor ve çok agir ve sert şartlarda bize  davranilir.
50 yaşından büyük olmasına bakmayarak kışın soğuk günlerde bile veya yazın en sıcak günlerinde iş olsa da olmasa da hergün sabah 06:00 kaldırıp değişik ve ağır işlerde bizi çalıştırırlar. Burada bu şekilde çalıştırılmaktan hepimiz çeşitli hastalıklara yakalandık ve bir kısmımız hala hasta.
Etibar isimli bir kadın Müslüman kendisi 45 yaşında böbrek kanseri hastalığına yakalandı. Bu Müslüman kadın kardeşimiz hastaneye götürüldü fakat ertesi gün geri gönderildi. Sebebi de 159.maddeden mahkum olması.
Adina isimli bir başka Müslüman ablamız 41 yaşında. Bu ablamızın sürekli ateşi yükselir. Hastaneye tedavi için gönderildi fakat analiz yaptığını söyleyen Karimov rejimi doktoru bir şeyi yok dedi ve cezaevine geri gönderildi.
Hastanede çalışan doktorlar olsun veya hastane müdürü olsun herkes 159.maddeden cezaevinde hapis yatanlara yardım ediyor diye şikayet edilmekten korkuyor ve rejim ile başlarının derde girmemesi için gelen hastayı hemen cezaevine geri gönderiyor. 
Ayrıca Özbekistan'da cezaevinde Dini kitapların hiç birine izin verilmiyor. Ellerimizdek Kur'an Kerim'ler toplandı Kur'an'ı Kerim'i legal olmayan yollardan içeri sokmaya sokmaya çalışırken yakalanırsa cezası ağırdır ve bunun resmi müdürü yok diye geri alınır. zaten legal yani resmi yollar bizim için kapalıdır. Fakat normal de İslama zıd olan ne kadar neşriyat varsa göz yumulur ve legal olmayan yolda olsa rejim görmezden gelir. Kısaca Dinimize zıd olan herşeyi bulmak çok kolaydır.
Bu sistemde çalışan rejimin adamları bizim için legal olsun olmasın İslam hakkında bir şey söyler ve sisteme karşı gelerek seslenirse tamam en ağır işkence ve fiziki eziyet başlıyor demektir. Cezaevinde boş bir odaya alıp götürürler ve o oda içinnde yapmadiklari işkence kalmaz. Elbiseleri tamam çıkartılır ve oturup kalkmasını isterler ve her türlü fiziki işkenceler yapılarak tecavüz ederler.
Biraz sesimizi yükseltirip kendi haklarımızı istemeye,talep etmeye çalışırsak sisteme karşı geliyor sistemi taciz ediyor diye hücreye götürüp her türlü işkence yapmaya günlerce devam ederler.
21 yaşında Mukaddas isimli kız kardeşimiz var onu cezaevi müdürlügü çagirdi ve ona «bunlardan vazgeç sen onların arasına girme daha gençsin» diyerek onu kandırmaya çalıştılar. «Sana çok üzülüyoruz daha gençsin ve eğer dediklerimiz yaparsan en kısa zamanda seni evine göndereceğiz» demişler. Fakat sonra kır kardeşimizden «Hayır» cevabını duyunca ona çok üzülen ve en kısa zamanda evine gönderecek olan cezaevi rejimi onu sisteme karşı geldi diye 5 kez hücreye gönderdi ve değişik işkenceler ile acı çektirdi. Kız kardeşimiz zaten midesinden ve böbreklerinden hasta idi ve vücudunun kemikleri görünecek kadar da zayıftır fakat burada kimse bize sahip çıkmaz. Sahip çıkacaklara da içeri ile irtibat sağlamasına engel konulur.
Evet benim Din Kardeşlerim, söylersem daha çok şeyler var söylenecek bize burada böyle zulüm edilmektedir. Kadın Müslüman tutukluların 17 yaşından küçük yada yaşlı olduğuna bakılmaksızın tek suçumuz  «Dinimiz İslam» dediğimiz için bizi buraya mühürleyip hapsettiler. Aftan faydalanmayalım diye de hakkımızda çeşitli asılsız suçlar icad etmekteler.
Belki bu mektubum elinize ulaşırsa Mü'min ve Müslüman kardeşlerim birleşir ve Allah'ın inayeti ile özgürlüğümüzü kazanıp ailelerimize kavuşmamız için bize yardımcı olun insh'Allah.
Assalamu Aleykum va Rahmatullah!